Bugün 2 Temmuz, Bugün Benim Doğum Günüm
Bugün benim doğum günüm.
Doğum günlerini yalnız geçirmek üzüntü verir sanıyorsanız bir de doğum günleri katliamların yıl dönümlerine denk gelenleri düşünün. O kadar çok ki bu ülkede yapılmış katliam, o kadar çok canı yanmış insan var ki, denk gelmemesi için şanslı olmanız da lazım aslında.
Ahmet Kaya’nın “pencerenize boncuktan kuş yapıp kondurması” hayaliyle doğum günü kutlamalarına kibarca teşekkür ettiğiniz ama bir yanınızın hep kırık kaldığı gün o gün.
Ölünüzün de dirinizin de zerre kıymetinin olmadığı, her an bir eylemde tekmelenebileceğiniz, bir kurşuna kurban gideceğiniz, okuduğunuz için, ıslık çaldığınız için, puşi taktığınız için, meramınızı anlatan bir imza kampanyasına destek verdiğiniz için, annenizden öğrendiğiniz dili konuştuğunuz için ölebileceğiniz ülke burası. Tek geçim kaynağınız sınır ticareti iken katır sırtında bir yerden diğerine giderken savaş uçaklarının bombardımanıyla ölebileceğiniz, çeviri yaptığınız bir kitap için linç edilebileceğiniz, bir şenlikte bir araya geldiğiniz insanlarla yakılabileceğiniz bir ülke burası. Canlı canlı yakılabileceğiniz, atış poligonunda dahi daha insaflı olunacakken çoluk çocuk, yazar, öğrenci, gazeteci, şair, bestekâr demeden herkesin her an öldürülebileceği bir ülke burası. Koyu dinci, Sünni Müslüman, milliyetçi Türk olmadan yaşayamayacağınız ülke burası. Onlardan değilseniz yabancılaştırıldığınız, ötekileştirildiğiniz ülke burası. Böyleyken de yaşamaya hakkınızın olmadığı ülke burası.
Dünyanın başka herhangi bir yerinde gerçekleşmiş olsa hakkında binlerce senaryonun yazılacağı, farklı farklı bakış açılarıyla filmlerinin çekileceğini katliamları bu ülkede bir grup insanın hatırladığı, büyük kısmının ise içinin dahi sızlamadığı bir noktada, insan gerçek adaleti sorguluyor. Yok çünkü bu ülkede o gerçek adalet.
Bugün Sivas Katliamı’nın yıl dönümü. “Yıl dönümü” kelimesi de hep iyi şeyleri çağrıştırır ya böyle berbat günler için ne kullanmak gerek, ben bilmiyorum. 190 kişinin gözaltına alınmasıyla başlayan, ilk seferde 124’üne dava açılmışken, bunların 37’si beraat etmiş geri kalanlara 15 ile 2 yıl arasında ceza verilmişken, 1997’de 33 sanığa idam cezası çıkmışken, aynı sene 8 kişi firar etmişken, 2002’de idam cezası kaldırılmış, mahkûmiyetler müebbet hapse çevrilmişken, 13 Mart 2012’de dava zaman aşımına uğradı. Ve 35 aydının öldürüldüğü bu katliamın failleri resmen ödüllendirildi.
Gerçek adalet dedik ya, yok işte o gerçek adalet. Ben bir yaş daha yaşlanmışım, bir sene daha geçmiş üzerinden önemi yok.
Evet, bugün benim doğum günüm.