Bir Erkeğe Nasıl Tecavüz Edilir?

Bir Erkeğe Nasıl Tecavüz Edilir?

Bir süredir gazete ve dergilerde özellikle yazdıklarını takip etmeye başladığım Hande Öğüt’ün Radikal Kitap'ın 21 Kasım 2008 tarihli 401. sayısında hazırladığı Eril, Cinsiyetçi, Irkçı Katliam başlıklı yazısı özellikle dikkatimi çekmişti. Genellikle kadına dair yazılar karalayan, lâkin bunu kuru öfkeli bir feministlikten ziyade pek çok açıdan sorgulayarak yapan Hande Öğüt bu yazısında da edebiyat dünyasındaki kadın, tecavüz, taciz ve şiddet unsurlarının kesişimlerini ele almıştı.

Bunlardan bir tanesi de Ayrıntı Yayınları’ndan çıkmış olan Märta Tikkanen imzalı Bir Erkeğe Nasıl Tecavüz Edilir? adlı kitaptı. Kitabın geneli, kahramanı Tova‘nın gözleriyle ve düşünceleriyle yazılmıştı. Anlatımı konusundaki eksiklikleri, daha doğrusu kopuklukları saymazsak işlediği konu itibariyle güzel bir kitap. Her erkek kitabın adını, yani mâlum soruyu duyduğunda “Olamaz ki!” diye düşünür. O biraz hırçın bir seks deneyimidir en nihayetinde. Ama bir erkek bir kadına tecavüz edebilir. Tecavüz eylemi asla iki tarafa da uygulanabilen bir önerme işareti değildir. Obje kadındır. Kadının bedeni tahrik edicidir, kullanılmaya da kirletilmeye de meyillidir.

Peki nasıl oluyor da tarih boyunca bu değişmiyor? Tatmin olma önceliği her koşulda erkekte kalıyor. Günümüz erkekleri kadını umursuyor, önce o tatmin olmalı diyor, ama bunun için yaptıkları beceriksizce yapılan birkaç müdahaleden ileri gidemiyor. Ve zor kullanmak, kadını cesaret edemediği şeylere, erkek her ne kadar bunun böyle olduğundan emin olsa da, meyletmiyor.

Bazı kadınlar, dişe diş, şiddete karşı şiddette karar kılabiliyor. Ama ceza kanunlarını koyanlar da erkekler olduğu için bir kadının uyguladığı tecavüz için yasalar pasif kalıyor. Hatta inandıramıyorsunuz da yasal mercileri bu duruma. Doğru ya, bir kadın bir erkeğe nasıl tecavüz edebilir ki?

Oysa toplum adına bilinmeyen çok büyük tehlikelere de işaret olabilir bu durum. Annelik iç güdüleri nedeniyle erkekten daha farklıdır kadın. Oysa tarihte adı geçen kadın katiller erkeklerin pabucunu dama attıracak becerideler. Doğada hemen her varlığın dişisi erkeğinden daha baskındır. Oysa insan nesli için durum daha farklıdır. Erkek şiddeti gösteren, kadınsa dengeyi kuran taraf olmuştur. Peki ya modern hayatta dengeler sarsılırsa neler olur? Davranış bozukluklarının neden olduğu işkence ve seri cinayetlerde etken taraf, doğada zaten olduğu üzere kadın olursa olabilecekleri düşündünüz mü?

İşte kitabın en büyük eksikliği de bu sorgulardan eksik olması. Oysa mühim olan eylemin gerçekleşip gerçekleşmemesi değil; bu, kitlesel bir hareket olmaya doğru ilerlerse neler olacağıdır.